AK Parti yetkilileriyle görüşen öğrenci temsilcileri, “Yasa en kısa sürede çıkacak” sözü aldı. Bugün gazetesi'nin haberine göre, okullarından atılan ya da bir nedenle ilişiği kesilen yaklaşık 800 bin lise ve üniversite öğrencisinin dört gözle beklediği öğrenci affı yasa tasarısında sona gelindi. Öğrenci temsilcileri, AK Parti yetkilileriyle bir araya gelerek af tasarısının son durumu hakkında bilgi aldı.
MEB'in Başörtülü Öğrencilere Af Çıkaracağı Haberlerine Yalanlama
HABER İÇİN TIKLAYIN...
Affın çıkması için bu güne kadar MHP, CHP ve BBP'yi ziyaret eden ve destek alan öğrenci temsilcileri, son olarak AK Parti yetkililerini ziyaret etti. TBMM Başkanvekili ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil'i makamında ziyaret eden öğrenci temsilcilerinden Hasan Uçar, af konusunda destek istediklerini açıkladı. Görüşmeler sırasında Milletvekili Pakdil'in her zaman mağdurların yanında olduklarını söylediğini belirten öğrenci temsilcileri, AK Parti'nin bu işin takipçisi olacağını ve yasanın en kısa zamanda çıkacağı sözünü verdiklerini kaydetti.
ERDOĞAN TALİMAT VERDİ
Öğrenci temsilcileri, daha sonra Ak Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Edibe Sözen'i ziyaret etti. Öğrenci temsilcileri, şunları söyledi: "Sayın Sözen bize öğrenci affının çıkması için çalışmaların son aşamaya geldiğini ve Başbakan Erdoğan'ın bu konuda talimat verdiğini söyledi. Öğrenci affına destek vereceklerini ifade ettiler. AK Parti MKYK toplantısında Başbakan ile MEB komisyonundaki vekillere öğrenci affı tekliflerinin içeriği ve kapsamı hakkında bilgi verilecek. Sözen, hazırlıkların son aşamaya gelindiğini, tüm öğrencilerin ilişiğinin nasıl ve ne şekilde kesildiği inceleneceğini bize anlattı" diye konuştu.
kaynak: habertürk.com
2007 ÖĞRENCİ AFFI NEDEN GEREKLİ ? SON AF PEK ÇOK MAĞDURU KAPSAMADI,
Öğrenci affı kapsamında en son 2005 yılı Mart ayında yasal düzenleme yapıldı. Ancak bu düzenleme, 2000 öncesini ve 2004-2005 yılını içine almadı ve 2006-2007 yılında okuldan atılan veya herhangi bir nedenden dolayı ayrılan öğrencileri de kapsamadı. '2005 affı' ile ilgili mahkemeye başvuran bazı öğrenciler, mahkeme kararıyla okullarına geri döndü. Bu arada eski öğrencilerin bir diğer isteği de okullarına 'ön sınavsız' olarak geri dönmek istemeleri. Üniversitelerin kendi yorumlarına göre uyguladıkları af kanunu, her üniversitede ayrı uygulamalara neden oldu. Af kanunun düzenlenmesindeki eksiklikler nedeni ile aynı durumda olan öğrencilerden bazıları aftan yararlanırken bazıları yararlanamadı. Bu da fırsat eşitliğine aykırı sonuçlar yaratarak, binlerce idari davanın açılmasına neden oldu. Yıllarca süren bu davalar sonucunda pek çok öğrenci haksız bir şekilde kanundan yararlanamadı. Özellikle, 2000 yılı öncesi yüz binlerce kişiyi kapsamadı son af kanunu. içlerinde pek çok depremzedenin de bulunduğu gençler çaresizce eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kalmışlardı. 2005 affıyla eğitim hayatına dönen öğrencilerin bazılarına okullarının haksız ve ön yargılı uygulamaları sonucu, diplomaya tek dersi varken bile okuldan atılan öğrenciler olmuştur (sorumlu olduğu tüm dersleri geçmeyi başaran ve tek dersten, ya da 2 – 3 dersten geçemeyen öğrenciler).
Öğrenci Affı ile ilgili ayrıntılı bir çalışma yapılsaydı, çıkarılan 2005 kanunuyla yüz binlerce genç eğitimlerini tamamlayabilecekti. Pek çoğu son sınıftan ayrılmış olan öğrencilerin bir kaç dersini vermeleri ile Türkiye'nin üniversite mezunu sayısı bir anda 2’ye katlanacaktı. Ülkemizde bir yandan yeni üniversiteler kurulmaya çalışılırken, öte yandan kurulacak üniversitelerin eğitim kapasitelerinin yaklaşık 80 katı öğrenci okullarından ayrılmak zorunda kaldılar. Bu inanılmaz çelişki eğitim bütçemizin büyük bir bölümünün boşa harcanmasına neden olmaktadır. KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NDE OKUYAN ÖĞRENCİLER Ülkemizde 2005 yılında çıkan öğrenci affından KKTC üniversitelerinde okuyan T.C uyruklu öğrenciler faydalanamadılar. Gerekçesi, kanunun T.C sınırları içerisinde uygulama bulduğu ve KKTC’nin ayrı bir devlet olması nedeniyle orada uygulanamayacağı idi. Halbuki bu T.C uyruklu öğrenciler ÖSS sonucuna göre ÖSYM tarafından KKTC’deki üniversitelere yerleştirilmektedir. Buna rağmen kanun kapsamı dışında tutuldular.2001 yılındaki ekonomik krizden KKTC’de okuyan öğrenciler de büyük zarar gördü. Fırlayan Dolar ve Euro kurları okul fiyatlarına yansıyınca üniversitelerinden ayrılmak zorunda kalan kriz mağduru öğrenci kitleleri ortaya çıktı. HUKUK VE AHLAK AÇISINDAN
MAĞDURİYETİN GİDERİLMESİNE YÖNELİK HAK TESLİMİNDE İVEDİLİK Ortada bir mağduriyet olduğu fark edildikten sonra, mağduriyetin giderilmesindeki hız hukukun üstünlük derecesine koşuttur. Diyelim ki elleri ayakları bağlı, aç susuz bir insana gösterişli bir sofra seyrettirilerek işkence yapılıyor. Bu insanın özgürlüğünü ve tokluğunu sağlamak elimizde olduktan sonra, bu işi geciktirebileceğimizi nasıl düşünmüyorsak; öğrenci affına yönelik kanun düzenlemesinin de, gerekliliği görüldükten sonra, bir gün bile geciktirilmemesinin ahlaki yönden bir görev olduğunu kabul etmeliyiz. Söz konusu “eğitime geri dönüş” yüz binlerce genç ve onların aileleri tarafından, maalesef ülkemizin özel sosyal şartları sebebiyle, hayat memat algısıyla değerlendirilmek zorunda kalmıştır. Zaman öylesine önemlidir ki, çıkarılacak kanuna uygulamanın üniversiteler tarafından geciktirilmesi ihtimaline karşı önleyici maddeler eklenmelidir.YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARINDAN İLİŞİĞİ KESİLEN ÖĞRENCİ SAYISINA VE NEDENLERİNE DAİR BİLGİ Bu konuda kesin bilgi sahibi olması beklenen YÖK(yüksek öğretim kurulu) veya TÜİK(Türkiye istatistik kurumu) www.af2007 .com üyesi arkadaşların bilgi isteğine olumlu cevap verememişlerdir. Yüksek Öğretim Kurulunun cevabı:Yazan: YÖKKimden: Eğitim
Gönderilme Tarihi: 16 Mart 2007 Cuma 08:17:34
Kime: ,
Konu: İlişkisi kesilen öğrenci sayıları BHİ-1670
|