Ana Menü
| ANASAYFA |
| MAGAZİN |
| MODA&TREND |
| TEKNOLOJİ |
| MÜZİK |
| GENEL BİLGİLER |
| SRC ve PSİKO-TEKNİK |
| YABANCI DİLLER |
| BİLGİSAYAR |
| CEPTELEFONU |
| MULTİMEDYA |
| FOTOĞRAF&KAMERA |
| MARKALAR |
| ÖDEVLER-TEZLER |
| DUYURULAR |
| İLETİŞİM |
| İDO |
| RAMAZAN |
| COMMENT CLAUSE |
|
1. TANIM Cümle içinde paranteze alınmış bir fikir, yorum, yargı görevi üstlenen ifadelerdir. Cümle içinde altı değişik yapıda kullanılabilirler. 2. CÜMLE - There were no applicants, I believe, for that job. En sık kullanılan yapılar şunlardır. God knows Tanrı bilir (ya) Heaven knows Tanrı bilir (ya) it grieves me to tell you üzülerek söylüyorum it has been claimed iddiaya göre it is reported bildirildiğine göre it is rumoured söylentiye göre it is said denildiğine göre/ denir ki it is true şurası da doğru ki/ Doğru olan şu ki it pains me to tell you üzülerek söylüyorum it seems görünüşe göre, görünüşe bakılırsa it transpires söylenildiğine göre I admit bence de/ kabul ediyorum I agree bence de/ kabul ediyorum I ask myself diye sormaktayım I assume sanırım I believe bence/ sanırım I can see gördüğüm kadarı ile I claim bence I consider bence I daresay sanırım I don’t deny kabul I doubt hiç sanmam ama/ pek sanmasam da/ korkarım I expect umarım I fear korkarım I feel bence I guess sanırım I have heard duyduğuma göre I have heard tell söylenenlere göre I have no doubt hiç kuşkum yok I have read okuduğuma göre I have to say belirtmeliyim ki I hope umarım I imagine sanırım I know bildiğime göre/ biliyorum I may assume sanırım I’m afraid korkarım I’m convinced eminim/ inanıyorum ki I’m delighted to say sevinerek söylüyorum (ki) I’m glad to say sevinerek söylüyorum (ki) I’m happy to say sevinerek söylüyorum (ki) I’m pleased to say sevinerek söylüyorum (ki) I’m sorry to say üzülerek söylüyorum (ki) I’m sure eminim I’m told bana anlatılana göre/ duydum ki I must admit kabul/ itiraf etmeliyim ki I must say söylemem gerekir ki I must tell you anlatmam gerekir ki I presume sanırım I regret korkarım/ ne yazık ki I regret to say üzülerek söylüyorum (ki) I remember hatırlıyorum (da) I see bence I suppose sanırım I think bence I understand anlıyorum ki/ bence I venture to say diyebilirim ki I wish keşke I wonder acaba one hears söylenenlere göre they allege iddiaya göre they claim iddiaya göre there is on doubt kuşkusuz they say dediklerine göre you can see gördüğün(üz) gibi you know biliyorsun(uz) you may have heard duymuş olabileceğin(iz) gibi you may know belki biliyorsun(uz) you must admit kabul etmelisin(iz) ki you realise anlayacağın(ız) gibi you see gördüğün(üz) gibi 3. AS + CÜMLE Türkçe’ye "yüklem + -DIğI gibi/kadarı ile" şeklinde aktarılabilir. - I’m working overtime, as you know. En sık kullanılan yapılar şunlardır: as everybody knows herkesin bildiği gibi as it appears görünüşe göre as it happens öyle oldu ki/ tesadüf bu ya as (it) is common knowledge bilindiği gibi as it may interest you to know öğrenmek isteyebileceğin gibi as (it) often happens hep olduğu gibi as it seems görünüşe göre as it seems likely muhtemelen as it transpires göründüğü gibi as (it) was pointed out belirtildiği gibi as (it) was said earlier/later anlatıldığı gibi as I can see (it) gördüğüm kadarı ile/ bence as I have said söylediğim gibi as I interpret it bence/ bana göre as I’m told duyduğuma göre as I remember hatırladığım kadarı ile as I say dediğim gibi as I take it bence/ bana göre as I understand bence/ bana göre as you know bildiğim kadarı ile as you may have heard duymuş olabileceğin(iz) gibi as you may remember hatırlayacağın(ız) gibi as you said dediğin(iz) gibi as you say dediğin(iz) gibi as (it) was/seemed natural normal göründüğü kadarı ile/göründüğünden ötürü as (it) was expected beklenildiği gibi 4. WHAT … Türkçe’ye " … olan şey/olan yan(ı)" ile aktarılabilir. - What was more upsetting, we lost our luggage. En sık kullanılan yapılar şunlardır: What is more surprising/upsetting/gladdening işin en/daha (da) … (olan) yanı … What is more to the point dahası, üstelik, üstüne üstlük. 5. TO+ YÜKLEM Türkçe’ye "-cası, … olmak gerekirse, … olur ise" ile aktarılabilir. - To be fair, I lost the money. En sık kullanılan yapılar şunlardır: to be fair açıkçası to be frank açıkçası to be honest açıkçası to be precise kesin konuşmak gerekirse/ tam olarak to be serious ciddi olmak gerekirse to be truthful açık konuşmak gerekirse to put it briefly kısacası to speak candidly açıkcası 6. "-ING" Türkçe’ye "yüklem + -Er/Ir ise" ile aktarılabilir. - I doubt, speaking as a layman, that his views are our salvage. En sık kullanılan yapılar şunlardır: broadly speaking genelde/ genele konuşulursa figuratively speaking örneğin/ genele konuşulursa generally speaking genel anlamda/ genele konuşulursa loosely speaking genel anlamda/ genele konuşulursa putting it crudely kabaca anlatılırsa putting it mildly kısacası speaking frankly işin doğrusu speaking generally genel anlamda/ genele konuşursak speaking personally bence 7. PAST PARTICIPLE (= V3) Türkçe’ye "yüklem + -Il/-In .. ise" (= Edilgen) ile aktarılır. En sık kullanılan yapılar şunlardır: put bluntly kabaca anlatırsak put in another way diğer bir deyişle rephrased diğer bir deyişle stated quite simply basitçe anlatılırsa worded plainly basitçe anlatılırsa |
| Sonraki > |
|---|



